
Bir kentin gerçek gücü; yerel yönetimlerinden üniversitesine, fakültelerinden sivil toplum kuruluşlarına ve kamu kurumlarına kadar tüm yapılarının aynı vizyonda birleşebilme kabiliyetiyle ölçülür.
Bugün Kocaeli, tam da bu noktada dünyaya örnek teşkil edecek muazzam bir koordinasyon kültürü sergiliyor. Kurumlar arası bürokratik engellerin yerini alan "ortak çalışma ve proje üretme bilinci", bu şehrin en büyük şansı. Sosyolog Max Weber’in o meşhur *"Organik Toplum Teorisi"*nde bahsettiği gibi; Kocaeli’deki tüm sistemler, organlar ve yapılar, birbirini tamamlayarak, büyük bir uyum içinde tek bir organizma gibi çalışıyor.
İşte bu dinamik ve tıkır tıkır işleyen ekosistemin içinde, heyecanla yola çıkardığımız "Haydi Yelken Basın - 1. Geleneksel Basın Kupası" projemiz için gerçekleştirdiğimiz son ziyaretler, bu uyumun en somut göstergesi oldu.
Sporun ve Çevre Yatırımlarının Gücü
Ziyaretlerimizin ilk duraklarından biri Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürü Sayın Gökhan Yavaşer’di. Projenin detaylarını, denizle medyanın bu benzersiz buluşmasını paylaştığımızda Sayın Yavaşer’in gösterdiği büyük memnuniyet, bizlerin çalışma azmini bir kat daha artırdı.
Kocaeli’nin çevreye ve ekolojik çeşitliliğe yaptığı devasa yatırımlara dikkat çeken Yavaşer, şehrin geleceğini kurtaran "Dip Çamuru Temizliği" gibi büyük bir çevre hareketini projemizin merkezine almış olmamızı büyük bir takdirle karşıladı. Bu tür vizyoner hizmetlerin kamuoyuna doğru ve etkili bir dille aktarılmasında medyanın ve sporun gücünün ne denli kritik olduğunu vurgulayarak projemize açık desteğini belirtti.
Haftada 250, Ayda 1000 Noktadan Gelen Güvence
Ardından kentin can damarlarından biri olan İSU’nun Teftiş Kurulu Başkanı, değerli büyüğümüz Sayın Yaşar Çakmak’ı ziyaret ettik. Sayın Çakmak ile gerçekleştirdiğimiz sohbet, Kocaeli’nin görünmeyen kahramanlarının nasıl bir titizlikle çalıştığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Çakmak, İSU laboratuvarlarının sadece musluktan akanı değil; deniz, göl, baraj ve akarsular dahil haftada 250, ayda tam 1000 farklı noktadan içme suyu tahlili yaptığını paylaştı. Üstelik bir o kadar da atık su ve deniz numunesinin sürekli kontrol altında tutulduğunu aktardı. Projemizin, Kocaeli’nin mavi sularını koruyan bu devasa ve sessiz operasyonun kamuoyunda bilinir kılınması açısından ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Sayın Yaşar Çakmak, projemize tam destek açıklarken kelimenin tam anlamıyla "taşın altına seve seve elini koydu." Bununla da yetinmeyerek, Kocaeli’deki yerel belediyeleri ve STK’ları bizzat arayıp projeye destek çağrısında bulundu. İşte kurumsal dayanışma, işte şehre aidiyet duygusu budur!
Geleceğe Yürüyen Kocaeli
İlimizin yetiştirdiği, vizyonuyla ve şehre kattığı değerle öne çıkan önemli bürokratlarından ve yöneticilerinden bu motivasyon dolu cümleleri duymak, sadece bir takdir değil, aynı zamanda omuzlarımıza yüklenen tatlı bir sorumluluktur.
Bu ziyaretler bir kez daha göstermiştir ki; Kocaeli’de taşın altına elini koyan, şehir için dertlenen ve katma değer üreten herkesin arkasında güçlü bir devlet iradesi, kurumlar arası sarsılmaz bir köprü var. Bizleri vizyonumuza ortak olarak yalnız bırakmayan Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Sayın Gökhan Yavaşer’e ve İSU Teftiş Kurulu Başkanımız Sayın Yaşar Çakmak’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Şimdi bu motivasyonla, rüzgarı arkamıza alarak Kocaeli’nin denizini, çevresini ve o imrenilecek ortak akıl kültürünü daha gür bir sesle duyurma vakti.
Yelkenler fora!
[15:55, 15.06.2026] Kadir Uğur Yılmaz: Bizim Şehrin Güzel Adamları ve Mavi Kocaeli
Bilirsiniz, ben bu şehri, bu şehrin sokaklarını, insanını ayrı severim. Kocaeli dediğin dışarıdan bakınca sanayi kentidir, fabrikadır, griliktedir sanırlar. Ama işin aslı hiç de öyle değil. Biz burada yerel yönetiminden sivil toplumuna, memurundan esnafına kadar aslında kocaman, birbirine kenetlenmiş bir aileyiz. Biri bir taş koyarsa, diğeri harcını taşır; biri güzel bir fikir ortaya atarsa, herkes "Ben ne yapabilirim?" diye sıraya girer. Kocaeli’yi Kocaeli yapan, dünyaya örnek kılacak olan şey tam olarak bu yardımlaşma ruhudur.
İşte biz de bu ruhla yola çıktık; dedik ki bu kentin güzel denizini, basın camiasıyla bir araya getirelim, ortaya şık bir hikaye çıkaralım. Adına da "Haydi Yelken Basın - 1. Geleneksel Basın Kupası" dedik. Heyecanımızı paylaşmak, "Bismillah" demek için de kentin iki değerli isminin kapısını çaldık.
İlk durağımız Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Gökhan Yavaşer oldu. Gökhan Müdür, sağ olsun koltuğun ağırlığına sığınan bürokratlardan değil. Projeyi dinlerken gözleri parladı, samimiyetiyle içimizi ısıttı. "Soner," dedi, "Kocaeli deniz için, çevre için milyarlar harcıyor. O dipten çıkan çamurlar kolay temizlenmiyor. Bu devasa yatırımları halka anlatmak, farkındalık yaratmak için spor ve medya harika bir ortaklık." Bize öyle bir omuz verdi, öyle güzel sözlerle motive etti ki, yanından çıkarken projenin yükü hafiflemiş, inancımız katlanmıştı.
Oradan çıkıp İSU Teftiş Kurulu Başkanı Yaşar Çakmak abimizi ziyaret ettik. Yaşar abi bu kentin hafızasıdır, nerede bir hayır işi, nerede şehre değer katacak bir proje görse oradadır. Bize çayını ikram ederken öyle bir tablodan bahsetti ki, gururlanmamak elde değil. Meğer bizim İSU, sessiz sedasız haftada 250, ayda tam 1000 farklı noktadan su numunesi alıp tahlil yapıyormuş. Barajlar, göller, aktığımız dereler ve o canım denizimiz 7/24 kontrol altındaymış.
Yaşar abi, "Bu temiz denizleri korumak için gece gündüz çalışan ordunun emeğini görünür kılacaksınız, bu proje çok kıymetli," diyerek sadece takdir etmekle kalmadı. Telefonu eline aldı; belediyeleri, STK’ları tek tek arayıp, "Bizim çocukların güzel bir işi var, herkes elini taşın altına koysun" diye bizzat önümüzü açtı. İşte samimiyet, işte bu şehre aidiyet budur!
Diyeceğim o ki dostlar; arkamızda kapı gibi duran devlet adamlarımız, yanımızda Yaşar abi gibi abilerimiz varken bizim sırtımız yere gelmez. Kocaeli’nin o imrenilen birliktelik ruhunu, temizlenen denizini hep birlikte tüm Türkiye’ye göstereceğiz.
Yolumuz uzun, niyetimiz halis. Rüzgarımız bol olsun!