Ankara, Türk Dünyasının Kalbi Olmalı

15 Ocak 2026 Saat: 14:44
Kadir Uğur Yılmaz
Başkent Ankara’da son dönemde dikkat çeken yöneticilerden biri hiç şüphesiz BELTAŞ Genel Müdürü Alparslan Yılmaz.

Kendisi sadece görevini yerine getiren bir bürokrat değil; aynı zamanda “yönetim” yerine “yönetişim” anlayışını içselleştirmiş bir vizyoner. Tepeden inme kararlar yerine sahadan gelen verilerle, istişareyle, akılla ve rasyonel bir yaklaşımla kurumsal yapıyı şekillendiren bir anlayışın temsilcisi. Bu tarz yöneticiler, aslında Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında yeni kamu yönetimi anlayışının omurgasını oluşturuyor.
BELTAŞ, bugün Ankara’da sadece bir belediye iştiraki değil, “yeni nesil yöneticilik vizyonunun” hayata geçtiği bir laboratuvar gibi çalışıyor. Kurumsal kararların masa başında değil, sahadan gelen bilgiyle, halktan yükselen sesle şekillenmesi; kamu hizmetinde samimiyetin, adaletin ve verimliliğin teminatıdır. Bu çizgi, Ankara’ya yakışan bir çizgidir.
Biz, geçtiğimiz günlerde Sayın Alparslan Yılmaz’ı ziyaret ettik. Gündemimizde, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2026 yılında Ankara’yı “Türk Dünyası Turizm Başkenti” ilan etmesi vardı. Bu, başkent için tarihi bir fırsattır. Çünkü Ankara, sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda Türk dünyasının kalbidir.
Ancak dikkat çekici bir durumla karşılaştık: Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne henüz bu konuda resmi bir bilgilendirme yapılmamış. Bu, önemli bir eksikliktir. Zira, böyle bir unvanın hakkını verebilmek için merkezi yönetimle yerel yönetimin aynı vizyon etrafında buluşması gerekir.
Bu iş, bir belediyenin ya da sadece bir kurumun tek başına altından kalkabileceği bir mesele değildir. Türk Dünyası Turizm Başkenti ilanı; Ankara’nın kültür, tarih, diplomasi ve kardeşlik misyonunun yeniden dünyaya anlatılması anlamına gelir. Dolayısıyla bu süreçte Türk Devletleri Teşkilatı, iktidar ve belediye arasında kalmamalı; tam tersine bu iki yapıyı bir araya getirerek sinerji oluşturmalıdır.
İktidar, bu noktada iki tarafı da rahatlatacak, iş birliği kanallarını açık tutacak bir irade ortaya koymalıdır. Çünkü Ankara’nın bu unvanı taşıması, sadece bir şehir tanıtımı değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşmesi adına stratejik bir adım olacaktır.
Ankara, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in başkentidir. Aynı zamanda Türk dünyasının da ruhani başkentidir. Bu bilinçle hareket eden yöneticiler —tıpkı Alparslan Yılmaz gibi— geleceğin Türk dünyası vizyonunun yerelden başlayarak şekillenmesine öncülük etmektedir.
2026 yılı, Ankara için bir dönüm noktası olmalı.
Başkent, sadece taş binalarla değil; ortak bir vizyonla, kardeş Türk devletleriyle omuz omuza yükselmelidir.

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız