Gülden Sökelioğlu
Gülden Sökelioğlu

Gılgamış- Ölümsüzlük!

Köy Enstitüleri'ni hayata geçiren efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel döneminde yayınlanan 389 tane Klasikler Dizisi içinde yer alan, Sait Maden'in çevirisini yaptığı 'Gılgamış Destanı'nı yeni okudum

13 Şubat 2026 Saat: 15:36

'Gılgamış Destanı', günümüzden beş bin yıl önce biçimlenip yazıya geçirilmiş, insanoğlunun ilk yazınsal ürünü, ilk başyapıtıdır.

Bu yapıtta yaşam sevgisi, ölüm korkusu, yiğitlik, aşk, cinsellik gibi temel değerler çok etkileyici bir biçimde, içiçe geçmiştir.
İnsanoğlunu yebi bin yıl öncesinden bugüne taşıyan bütün bilgilerin ilk tohumları Sümerler eliyle atıldı. Bugün adına "uygarlık" dediğimiz bilgi birikimini oluşturan her şeyin ilk biçimleri Sümer ülkesinde yaratıldı, orada geliştirildi ve bütün çevre ülkelere oradan yayıldı. Akdeniz yöresinde oluşan tek tanrılı üç büyük dinin temelinde Sümer tanrılarından, Sümer inançlarından çok derin izler vardır. Üç kutsal kitabın içerdiğ bilgilerin hiçbiri "gökten inme" değildir. Örneğin: Kur'an'da bir sayfalık, Tevrat'ta ve İncil'de iki üç sayfalık yer tutan Tufan söylencesi Sümerlerden kalma, hem de çok ayrıntılı bir öykü olarak: tam 327 dizedir.
Sümerlerin bulduğu ilk yazı(resim yazısı) belli bir evrim geçirdikten sonra, Fenikeliler eliyle Yunanlara, onların eliyle de bütün Batı dünyasına aktarıldı. Sümerler, birer tanrı saydıkları gök cisimlerinin uzaklıklarını, devinimlerini(Dünyanın güneş, ay ve kendi etrafındaki hareketini doğru hesaplamışlardır. Toprak bölüşümü ve ürün paylaşımı gibi konular şaşırtıcı bir düzeye ulaştı. Daireyi 360 dereceye, günü 24 saate böldüler. Bütün bu ve benzeri bilgiler Doğu Akdeniz ve Anadolu üzerinden Batı'ya yayıldı ve Yunan düşüncesinin dolayısıyla Batı düşüncesinin oluşmasına kaynaklık etti.
Sümerler, M.Ö beş binlere doğru Aşağı Mezopotamya'da( Dicle ve Fırat Irmakları'nın Basra Körfezi'ne döküldüğü bölge) görülmüş bir halktır. Sümerlerin kuzeydeki Kafkasya'dan indikleri sanılıyor. Bu savın gerekçesi şu: M.Ö 7500'lerde görülen büyük küresel ısınma sonucu eriyen buzullar nedeniyle okyanusların yükselmesi, Atlas Okyanusu üzerinden Akdeniz'e gelen olağanüstü büyük taşkınların o dönemde Anadolu'nun kuzeyindeki küçük bir gölü binlerce kat genişletip bugünkü Karadeniz'e dönüştürürken çok büyük bir alandaki yerleşik yaşamı yok etmesi, kurtulabilen halkların uzak ülkelere kaçışı.
" Büyük Tufan"ın kaynağı bu.
Sümerler Dicle ve Fırat kıyılarında Ur, Uruk, Lagaş, Kiş, Eridu, Şuruppak, Kippur gibi kentleri kurdular. Bu kentler, bu iki ırmağın taşkınlarından korunmak için yüksekçe yerlere kurulmuştu. Sümerler, bu ırmakların suladığı verimli toprakları ekip biçmek için yaygın bir sulama düzeni kurdular.
Sümerce tek heceli sözcüklerden oluşmuş bitişken bir dil. Türkçeyle yakınlığını ileri sürenler vardır. Kimi dilbilimciler, örneğin Sümerce
"dingir" (Tanrı) sözcüğünün Orta Asya Türkçesindeki "tengri(tanrı) sözcüğüyle kökendeş olduğunu söylüyor.
Sümerler, çinicilik sanatını geliştirdiler. Altın, bakır, gümüş ve tunç gibi madenleri işlemekte ustalaştılar. Doğu Akdeniz, Anadolu ve Kafkas ülkeleriyle bu madenlerin alışverişini yaptılar. Topraklarından taş ve mermer çıkmadığı için yapılarında yalnız kerpiç ve tuğla kullandılar.
Kentlerinin orta yerinde Gök tanrısı 'An' adına büyük tapınaklar ve arkasında 'Ziggurat' denilen gözlemevi olarak da kullanılan yüksek yapılar bulunurdu. Bu yapılar için keresteleri Lübnan, Amanos(Hatay) ve Zağros(İran) Dağları'ndan getirdiler. Çevre ülkelerle alışveriş yapmak için güvenli kervan yolları açtılar.
*
Gılgamış, yarı efsanevi bir kişidir. Annesi, Ninsun adındaki bir tanrıça, babası ise bir şeytan(Lilla). Bu yüzden "üçte ikisi tanrı etinden, üçte biri insan etinden" yaratılmış. Bağdat ile Basra arasındaki bir Sümer yerleşkesi olan Uruk kentinin kralıdır. Kent gök tanrısı An ve eşi İnanna adına dikilmiş Eanna Tapınağı ile ünlüydü.
Gılgamış Destanı, Sümerlerden Asurlulara(Orta Mezopotamya), ardından Babillilere geçti. Hititçeye, Hurriceye ve çevre dillere çevrildi. Eksik ama en kullanışlı yazma bize Asurbanipal'in(Asur Kralı) kitaplığından kaldı.
İnsanoğlunun en eski sözel yaratısıdır bu destan. Bu destan, kıl tabletlere çivi yazısı olarak yazıldığı için çoğu günümüze kadar gelmiştir.
Konusu şu: Gılgamış, yabanıl arkadaşı Enkidu'yla birkikte Tanrı Enlil'in Amanos yöresindeki Sedir Ormanları'na gözcü olarak koyduğu Humbaba adlı korkunç bir devi öldürür. Bunun üzerine, aşk tanrıçası İştar, Gılgamış'a aşık olur. Ama Gılgamış ona yüz vermez. Buna çok içerleyen tanrıça gökten korkunç bir boğa indirip Gılgamış'ın üzerine salar. Ama Enkidu hayvanı öldürür. Ne varki bu sonuca çok öfkelenen İştar'ın verdiği ölümcül bir sayrılıkla Enkidu ölür. Gılgamış için bir yıkım olur bu ölüm. "Ben de Enkidu gibi ölecek miyim? " diye ağlar, dövünür. "Ölümsüz yaşam"ın sırrını aramak üzere yollara düşer. Tanrı Ea(Bilgelik Tanrısı) eliyle yeryüzünde tek bir kişiye verilmiştir, ölümsüzlük: 'Büyük Tufan'da "yaşamın tohumu"nu kurtaran Ut- Napiştim'e.
Gılgamış, uzun, güç bir yolculuk sonunda onun oturduğu "mutluluklar ülkesi "ne, Dilmun'a ulaşır. O'ndan ölümsüzlüğün gizini(sır) öğrenir. Denizin dibindeki bir bitkidedir bu giz. Suyun derinliklerine dalıp çıkarır onu, ama dönüşte yılana kaptırır. (1)
*
Türk tarihinin kökenlerini, Anadolu'nun eski medeniyetlerini araştıran büyük önderimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Tarihi ile ilgili yerli ve yabancı kitapları okumuş; Türk Tarihi'ni araştırmak amacıyla "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti" ni(15 Nisan 1931)kurmuştur. 3 Ekim 1935'de Türk Tarih Kurumu adını almıştır. Atatürk'ün emriyle Alacahöyük kazısı başlamıştır. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde başlayan arkeolojik kazılarda çıkarılan eserler Anadolu medeniyetlerinin zenginliğini ortaya çıkarmıştır. Atatürk, Türklerin Orta Asya'da kurduğu devletleri de araştırmıştır. Liselerde okutulmasını istediği Tarih kitabının büyük bölümünü kendisi yazmıştır.
Atatürk, Türk dilinin güzelliğini, zenginliğini ortaya çıkarmak ve dünya dilleri arasında saygınlığını sağlamak amacıyla 12 Temmuz 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni kurdu. Daha sonra adı,Türk Dil Kurumu oldu.
Atatürk'ün emriyle Türk tarihini ve dilinin araştırmak amacıyla Ankara'da Dil Tarih, Cöğrafya Fakültesi kurulmuştur.(1935)
Türk tarihine ve diline ışık tutmak amacıyla Hititçe, Sümer dili, Antik Doğu ve Yunan dilleri, Arkeoloji, Tarih, Felsefe, Coğrafya, Antropoloji bölümleri kurulmuştur.
Ölümsüzlüğün sırrını arayan Gılgamış'ın Destanı'nı, Sümerlerin, Akadların, Babillilerin, Asurluların ve Hititlerin yazdığı, günümüze kadar gelen tabletlerden öğreniyoruz.
Kral Gılgamış, ölümsüzlüğün sırrını bulmuş ama kaybetmiş.

Türk Ulusu'nun büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk' de Türk tarihi ve dilinin zenginliğini ortaya çıkarmak, araştırmak amacıyla kurduğu kurumlar, okullar, okuduğu ve yazdığı kitaplarla Türk Milleti'nin kalbinde sonsuza dek yaşayacaktır.
Bazı insanlar ölünce toprağa gömülür... Atatürk gibi aydınlanmacı bir lider ise ölümsüzdür ve Türk Milleti'nin kalbine gömülür.

Kaynak:
(1) -Gılgamış Destanı- Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi- Çeviren Sait Maden/ Türkiye İş Bankası Yayınları.

 

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Turizm Haberci, Turizm haberleri, Turizm Bölgeleri hakkında bilgiler Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Niobe- "Ağlayan Kaya"19 Aralık 2025 Saat: 22:54
Manisa şehrinin güneyinde yükselen Spil Dağı'nın mekan olduğu öykülerden biri Niobe'ye aittir.
Rüya ve Gerçek!31 Ekim 2025 Saat: 13:47
(M.Ö 585-546) Manisa ve Uşak illerini içine alan topraklarda kurulan Lidya Krallığı'nın en güçlü ve zengin kralıdır.
Zeytin!26 Eylül 2025 Saat: 12:13
Kur'an-ı Kerim'de ve diğer kutsal kitaplarda zeytinden övgüyle bahsedilir.
Açlık..!31 Ağustos 2025 Saat: 23:50
"Açlık" adlı romanı, Nobel Edebiyat ödüllü Norveçli yazar, Knut Hamsun(1859-1952) tarafından kaleme alınmış,
Yangınlar, her yerde!4 Temmuz 2025 Saat: 15:22
Haziran ayında İzmir'de başlayan yangınlar, Temmuz ayında Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerine yayılarak devam ediyor.
Tüm Yazıları