Türkiye denilince akla ilk gelen üç kelime: deniz, kum, güneş. Oysa bu topraklar, yalnızca güneşin ışıltısında yüzen turistlerden ibaret değil;


Suat Çelik ve Türkiye'nin mavi ufukları
Gölleri, barajları, akarsuları, rüzgârı ve maviliğiyle bambaşka bir potansiyel barındırıyor: Su Sporları.
Üç tarafı denizlerle çevrili, iç denizleri ve büyük gölleriyle dünyanın ender coğrafyalarından birine sahibiz. Ancak uzun yıllar boyunca bu potansiyelin yalnızca küçük bir kısmını kullandık. Deniz turizmini “plaj şemsiyesi” ile sınırlandıran bakış açısı, aslında ekonomimizin büyük bir damarını yıllarca göz ardı etti. İşte tam da bu noktada, vizyonu ve kararlılığıyla Suat Çelik gibi isimler devreye giriyor.

Suat Bey, yalnızca bir spor adamı değil; bir vizyon insanı, bir deniz filozofu. Dünyanın dört bir yanında su sporları merkezleri, kulüpler ve okullar açmış; gençleri suyun disiplinine, denizin özgürlüğüne alıştırmış bir isim. Türkiye’de de bu kültürü yaygınlaştırmak için olağanüstü bir çaba veriyor. Projeler üretiyor, yatırımlar yapıyor, eğitmenler yetiştiriyor.
Benim, kişileri tarihsel ve mitolojik karakterlerle özdeşleştirme geleneğim vardır. Çünkü bazı insanlar yalnızca kendi çağlarının değil, kendi mitolojilerinin de kahramanlarıdır. Suat Çelik de işte onlardan biri. Sanki kayıp kıta Atlantis’ten gelmiş gibi; denizle konuşan, dalgalarla düşünen, suyla dost bir karakter. Onu bir gün Hermias misali yunusların sırtında karşınızda görürseniz, hiç şaşırmayın. Çünkü o, suyun çağrısına cevap vermiş bir adam.
Bana anlattığı projeler, suyun altındaki sessizlik kadar derin ve etkileyici. Yalnızca birer spor yatırımı değil, aynı zamanda Türkiye’nin turizm geleceği için vizyoner bir model. Turizm yatırımcıları, otel zincirleri, hatta TÜRSAB gibi kuruluşlar bu adamı takip etmeli, ondan öğrenmeli. Çünkü Türkiye’nin geleceğinde “deniz kenarında güneşlenmek” değil, denizin üstünde üretmek, suyun içinde yaşamak var.
Suat Çelik, yalnızca su sporlarının değil, Türkiye’nin mavi ufuklarının mimarlarından biri. Onun öncülüğünde Türkiye, denizi yalnızca seyreden değil, denizin gücünü yöneten bir ülke haline gelecek.
