
Toplumun gözünde çoğu zaman gençlerin diploma aldığı, akademisyenlerin kendi iç dünyalarında çalışmalar yürüttüğü kapalı yapılar olarak görülür.
Kampüslerin duvarları vardır ama o duvarların ardında neler üretildiğini çoğu insan bilmez. İşte tam da bu noktada Kocaeli Üniversitesi alışılmış kalıpların dışına çıkan sıra dışı bir vizyon ortaya koymuş durumda.
Geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiğimiz Kocaeli Üniversitesi Bilimpark, doğrusu bizi hem şaşırttı hem de umutlandırdı. Çünkü burada gördüğümüz yapı klasik bir üniversite anlayışından çok daha farklıydı. Üniversite kendi içine kapanan değil; sanayiye, topluma, girişimciye, öğrenciye ve vatandaşa açılan bir sistem kurmuş.
Türkiye’de üniversiteler genelde kendi akademik çevrelerinde çalışmalar yürütür. Bilimsel üretim yapılır ama çoğu zaman toplum bundan haberdar bile olmaz. Oysa Bilimpark tam tersine, üniversitede üretilen bilgiyi toplumla buluşturmayı hedefleyen yaşayan bir merkez haline gelmiş.
Burada sadece akademik araştırmalar yürütülmüyor. Aynı zamanda dışarıdan gelen kurumlara proje desteği veriliyor, patent süreçlerinde rehberlik yapılıyor, girişimcilik konusunda eğitimler düzenleniyor, sanayicilere teknik altyapı sunuluyor. Kurulan test merkezlerinde çeşitli analizler ve bilimsel testler gerçekleştiriliyor. Yani üniversite artık sadece bilgi üreten değil, ürettiği bilgiyi ekonomiye, sanayiye ve toplumsal faydaya dönüştüren bir merkez olma yolunda ilerliyor.
Açık konuşmak gerekirse benim böyle bir yapıdan daha önce haberim yoktu. Hatta Türkiye’de bir üniversitenin bu ölçekte bir bilim ve teknoloji ekosistemi kurduğunu da görmemiştim. Avrupa ve Uzak Doğu’daki örnekler incelenerek oluşturulan bu sistemin Türkiye’de ilklerden biri olduğu özellikle ifade ediliyor.
Bu yapının başında bulunan Prof. Dr. Tamer Sınmazçelik ve beraberindeki akademik kadro gerçekten vizyoner bir anlayış ortaya koyuyor. Kısa ziyaretimiz sırasında gördüğümüz yakın ilgi, samimiyet ve anlatılan projeler bizde son derece olumlu bir izlenim bıraktı. Akademisyenlerin yalnızca teorik bilgiyle değil, sahadaki gerçek ihtiyaçlarla da ilgilenmesi oldukça kıymetliydi.
Bilimpark bünyesinde; merkezi araştırma laboratuvarları, patent ofisi, proje ofisleri, ön kuluçka merkezi, bilim iletişim birimleri ve teknoloji geliştirme alanları bulunuyor. Öğrenciler burada sadece ders görmüyor; fikir üretmeyi, proje geliştirmeyi, yatırım süreçlerini, girişimciliği ve bilimsel üretimi de öğreniyor.
Bir ülkenin gerçek kalkınmışlık seviyesi yollarla, binalarla ya da gösterişli törenlerle değil; üniversitelerinin üretkenliğiyle ölçülür. Akademiden uzak kalan birçok çalışma günü kurtarsa da uzun vadede başarı sağlayamaz. Bilimle desteklenmeyen kalkınma hamleleri çoğu zaman yarım kalır.
Bu noktada Kocaeli Üniversitesi Turizm Fakültesi örneği de ayrıca dikkat çekici. Fakültenin Kocaeli turizmine sağladığı katkılar, yerel yönetimlerin turizme bakışını değiştirecek seviyeye ulaşmış durumda. Çünkü akademik bilgi sahaya dokunduğunda şehirlerin kaderi değişiyor.
Bilimpark ziyaretimiz sırasında tanıştığımız bölüm başkanları, dekanlar ve akademisyenler de anlattıkları projelerle ne kadar fonksiyonel düşündüklerini ortaya koydular. Bu çok önemli. Çünkü artık dünya ezberci sistemlerle ilerlemiyor. Üreten, geliştiren, proje yazan, teknolojiye yön veren toplumlar yükseliyor.
Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı da tam olarak budur. Üniversitelerin sadece diploma veren kurumlar olmaktan çıkıp; sanayiyle, toplumla, üretimle, teknolojiyle iç içe çalışan merkezlere dönüşmesi gerekiyor.
Ve görünen o ki Kocaeli Üniversitesi bu konuda önemli bir adım atmış durumda.
Bilimpark sadece bir bina değil…
Bir zihniyet değişiminin adı.
Üniversitenin duvarlarını kaldırıp bilimi toplumla buluşturma cesareti.
Türkiye’nin geleceği açısından da belki en kıymetli mesele tam olarak budur.
Kocaeli Üniversitesi’nin özellikle son dönemde ortaya koyduğu vizyoner çalışmalarda birçok önemli akademisyenin imzası bulunuyor. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emrah Özkul, üniversitenin turizm alanındaki akademik çalışmalarına yön verirken; Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kürşad Sertbaşda spor bilimleri alanındaki akademik ve uygulamalı projelerle dikkat çekiyor. Bilimpark yapılanmasının önemli isimlerinden Prof. Dr. Tamer Sınmazçelik ise üniversite-sanayi-toplum iş birliğini güçlendiren çalışmalarıyla öne çıkıyor.