Kadir Uğur Yılmaz
Kadir Uğur Yılmaz

Kadim Şehrin Azizleri ve Şövalyeleri: Nikomedia’nın İzinde

Bazen masanızın üzerine bırakılan iki kitap, sizi sadece sayfaların arasında bir yolculuğa çıkarmaz;

21 Mayıs 2026 Saat: 15:02

O sayfaların arkasındaki koca bir şehrin hafızasını, o hafızayı diri tutmak için ömrünü vakfetmiş güzel insanları ve kaybolmaya yüz tutmuş bir medeniyetin çığlığını önünüze serer. Atilla Ağırbaş’ın “Nikomedia Kâhini” ve Ufuk Saka’nın “Nikomedeia Masalları” adlı eserlerini yan yana koyup baktığımda, zihnimde tek bir isim yankılandı: Rahmetli Numan Gülşah.

​Bu kadim kentin, Nikomedia’nın son aziziydi o...

​Onu bu yakıştırmaya layık kılan şey şüphesiz ilahi bir meşruiyet ya da dogmatik bir inanç değildi. Numan Gülşah’ı Nikomedia’nın azizi yapan; tarihe, sanata, çevreye ve doğaya olan o sarsılmaz, hesapsız aşkıydı. Bu toprakların altında uyuyan, unutturulmaya çalışılan o devasa geçmişi gün yüzüne çıkarmak için tek başına verdiği o asil mücadeleydi. Bugün Numan Abi aramızda değil, ebedi aleme göçtü. Ancak bıraktığı iz, bu kadim toprakların ruhuna sindi. Biliriz ki bu topraklardan nice Numan Gülşahlar gelip geçecek; kimileri bu şehre zulmedecek, kimileri ise onun ruhunu besleyecek.

​İnançların Ötesinde Bir Medeniyet

​Bizler insanları ve tarihi çoğunlukla inançlar, dogmalar üzerinden değerlendirmeye çok meraklıyızdır. Oysa gözden kaçırdığımız devasa bir gerçek var: Bu topraklarda, bugün hararetle tartıştığımız iki büyük dinden çok daha eski, çok daha köklü bir medeniyet var. Nikomedia, Roma’ya başkentlik yapmış, imparatorları ağırlamış, çağ açıp çağ kapamış devasa bir tarihsel mirasın adı.

​İşte bu medeniyetin beton bloklar altında yok olmasına izin vermeyen, tarihin geçmişle olan bağlarını edebiyatla, sanatla, mücadeleyle yeniden kuran insanlar benim gözümde ya birer azizdir ya da modern çağın şövalyeleri.

​Sevgili Atilla Ağırbaş da tam olarak bu şövalyelerden biri. Nikomedia Kâhini’ni elinize aldığınızda, onun sıradan bir romandan çok daha ötesi olduğunu hemen anlıyorsunuz. Kurgunun içerisine muazzam bir ustalıkla saklanmış, titizlikle işlenmiş bir tarih anlatısı var karşımızda. Atilla Ağırbaş bu kent için çok önemli işler yapıyor ve inanıyorum ki yapmaya da devam edecek. Tarihi, kuru birer kronolojik bilgi olmaktan çıkarıp edebiyatın o büyüleyici diliyle bugüne taşımak, geleceğe köprü kurmaktır.

​Yaşayan Kültür Elçilerine Vefa

​Numan Abiyi rahmetle, minnetle anarken heybemizdeki şu gerçeği de unutmamamız gerekiyor: Bu kent, hafızasını sadece geçmiştekilerle korumuyor. Bugün aramızda olan, bu kentin kültürünü, sanatını ve entelektüel birikimini omuzlayan çok kıymetli değerlerimiz var.

​Adnan Zamburkan, Bilal Dündar ve Soner Kılıç gibi nice kültür elçisi hâlâ hayatta ve bu kent için üretmeye devam ediyorlar.

​Şimdi bize düşen en büyük sorumluluk, bu yaşayan çınarlarla genç kuşakları buluşturmaktır. Onların birikimlerini aktarabileceği sohbet ortamları yaratmak, konferanslar, paneller düzenlemek ve bu kentin gençliğine "burada sıradan bir şehirde değil, bir dünya başkentinde yaşadıklarını" hissettirmektir. Eğer bu bağı kuramazsak, yarın ne koruyacak bir Nikomedia kalır ne de onun anısını yaşatacak yeni şövalyeler yetişir.

​Tarih, sadece taşlardan ibaret değildir; o taşlara ruh üfleyen insanların hikayesidir. Numan Gülşah’ın ruhu şad olsun; kalemiyle, fikriyle bu kente hayat veren tüm kültür şövalyelerine selam olsun.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Turizm Haberci, Turizm haberleri, Turizm Bölgeleri hakkında bilgiler Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Kabotaj Ruhunu Yaşatmanın Adı: Haydi Yelken Basın!1 Temmuz 2026 Saat: 09:40
Bugün 1 Temmuz Kabotaj Bayramı...
Kocaeli’nin Ortak Akıl Gücü: "Organik Toplum" Modeli ve Haydi Yelken Basın15 Haziran 2026 Saat: 16:16
​Bir kentin büyüklüğü sadece yüzölçümüyle, sanayisiyle ya da bütçesiyle ölçülmez.
Türk Turizminin Yeni Ufku: Su Sporları ve Bütünleşik Turizm Model4 Haziran 2026 Saat: 23:02
Türk turizmi denildiğinde yıllardır akla ilk gelen üçlü; deniz, kum ve güneş olmuştur.
Kocaeli’nin Vizyonu: Sanayi Şehrinden Denizle Bütünleşen Geleceğe28 Mayıs 2026 Saat: 19:27
Kocaeli yalnızca Türkiye’nin üretim üssü değildir.
Üniversiteler…11 Mayıs 2026 Saat: 16:10
Toplumun gözünde çoğu zaman gençlerin diploma aldığı, akademisyenlerin kendi iç dünyalarında çalışmalar yürüttüğü kapalı yapılar olarak görülür.
Tüm Yazıları