Kadir Uğur Yılmaz
Kadir Uğur Yılmaz

Yangının Külleri ve Vicdanların Sessizliği

Bolu Kartalkaya’daki otel yangını, hepimizin vicdanına düşen kara bir leke olarak tarihe geçti.

24 Ocak 2025 Saat: 10:52

80 can, 80 hayal, 80 umut... Birkaç gün önce aramızda olan insanlar, şimdi soğuk istatistiklere dönüşmüş durumda. Ancak daha acı olan, yangının külleri henüz soğumadan hayata hiçbir şey olmamış gibi devam edilmesi.

Yangının ardından ortaya çıkan görüntüler; kayak yapmaya devam eden insanlar, yeni rezervasyonlarla işletmeye açık kalan otel, sessiz kalan yetkililer... Tüm bunlar, toplumsal duyarlılığımızın ne denli erozyona uğradığını, insan hayatının bu topraklarda nasıl değersizleştiğini gözler önüne seriyor. Olan oldu, ölen öldü; hayat devam ediyor, öyle mi?

Soruyorum size, insan hayatı bu kadar mı ucuz? Yangın güvenliğini sağlamayan işletmeciye, denetimleri yapmayan yetkililere, sorumluluğu bir diğerine atıp sessiz kalan bürokrasiye kim hesap soracak? Bu ülkede birileri görevini yapmadığı için insanlar ölüyor, ama kimse çıkıp “sorumlu benim” demiyor. Yetkililer ne yapıyor? Hâlâ istifadan bahsetmek bile hayal. Onlar bu facianın unutulmasını bekliyor, tıpkı daha önceki facialarda olduğu gibi.

Bir millet, yaşanan acılardan ders çıkarmazsa, bu acılar yeniden yaşanır. Kartalkaya yangını sadece bir otel faciası değil, aynı zamanda toplumun vicdanının sınavıdır. Eğer bu olayda sorumlular hesap vermezse, bir sonraki felakette kimse şaşırmasın.

Bize düşen, unutmamak ve unutturmamaktır. O 80 can için, onların aileleri için, insan hayatına değer veren bir düzen için susmamalıyız. İnsan hayatını hiçe sayan bu sistemin değişmesi için sesimizi yükseltmeli, sorumluları istifaya zorlamalıyız. Çünkü eğer bugün susarsak, yarın yangının dumanı hepimizi boğar.

Ölenler unutulmasın, unutanlar utansın.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Turizm Haberci, Turizm haberleri, Turizm Bölgeleri hakkında bilgiler Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Kabotaj Ruhunu Yaşatmanın Adı: Haydi Yelken Basın!1 Temmuz 2026 Saat: 09:40
Bugün 1 Temmuz Kabotaj Bayramı...
Kocaeli’nin Ortak Akıl Gücü: "Organik Toplum" Modeli ve Haydi Yelken Basın15 Haziran 2026 Saat: 16:16
​Bir kentin büyüklüğü sadece yüzölçümüyle, sanayisiyle ya da bütçesiyle ölçülmez.
Türk Turizminin Yeni Ufku: Su Sporları ve Bütünleşik Turizm Model4 Haziran 2026 Saat: 23:02
Türk turizmi denildiğinde yıllardır akla ilk gelen üçlü; deniz, kum ve güneş olmuştur.
Kocaeli’nin Vizyonu: Sanayi Şehrinden Denizle Bütünleşen Geleceğe28 Mayıs 2026 Saat: 19:27
Kocaeli yalnızca Türkiye’nin üretim üssü değildir.
Kadim Şehrin Azizleri ve Şövalyeleri: Nikomedia’nın İzinde21 Mayıs 2026 Saat: 15:02
Bazen masanızın üzerine bırakılan iki kitap, sizi sadece sayfaların arasında bir yolculuğa çıkarmaz;
Tüm Yazıları